-http://www.anitr.com/anitr_manga.png

Gönderen Konu: Japon Sineması Tarihi ve Japon Filmleri  (Okunma sayısı 8537 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı panres

  • yeliz-art
  • Moderatör
  • *
  • İleti: 1282
  • Karma 41
  • Alınan Beğeni: 119
  • Cinsiyet: Bayan
  • Güven iki ucu keskin kılıçtır.
    • Mesajı Paylaş
    • Profili Görüntüle
    • yeliz-art.blogspot
Japon Sineması Tarihi ve Japon Filmleri
« : 27 Ekim 2012, 18:05:03 »
-http://www.anitr.com/download/images/yedisamura.jpg
                        yedi samuray


Japon sineması tarihin en eski ve en büyük sinemalarından bir tanesidir. Senede üretilen film bazında 4. sırada yer almaktadır. Japonya'da 1897 yılından beri film yapılmaktadır. Japon filmleri 4 kez "En İyi Yabancı Film" ödülünü almıştır.

Sessiz Dönem:
Birçok sessiz Japon filmlerinde "benshi"ler yer almaktadır. Shozo Makino dönemin önemli yönetmenleri arasındadır. 1920'lerin başından itibaren sol görüşün siyasetteki konumunun artmasıyla, sinemada da sol görüşü temsil eden "tendency" filmleri yapılmıştır.


1930'lar
Batının aksine 1930'lu yıllarda Japonya'da sessiz filmler çekilmeye devam edilmiştir. İlk sesli film 1930 yılında çekilmiştir. (Mina Talkie System) 1930'lu yılların sonlarında devletin film endüstrisi üzerindeki etkisi artmıştır. Film Yasası kabul edilmiştir. Fumio Kamei tarafından bunka-eiga'lar(belgeseller) çekilmiştir.

1940'lar
2. Dünya Savaşı sebebiyle bu yıllarda vatanseverlik temalı filmler çoğunluktadır. Akira Kurosawa ilk filmi Sugata Sanshiro'yu bu dönemde yapmıştır.



-http://www.anitr.com/download/images/akirakuros.jpg
                        Akira Kurosawa




1950'ler
1950'li yıllar Japon sinemasının altın dönemi olarak adlandırılmaktadır. Bu dönemde çekilen "Rashomon", "Yedi Samuray" ve "Tokyo Hikayesi"  bu döneme ait filmlerdir






-http://www.anitr.com/download/images/rashomon.jpg
                        Rashomon





1960'lar
Japon Yeni Akımının yükseldiği yıllar olarak anılır. Bu yıllarda çekilen film sayısı 547 bulmuştur.

1970'ler
Japon genç yönetmenler tarafından oldukça fazla "pink" filmler çekilmiştir.





-http://www.anitr.com/download/images/takeshikit.jpg
                    Takeshi Kitano





1980'ler
Animelerin popüler hale gelmiştir.

1990'lar
Ekonomik kriz nedeniyle Japon film endüstrisi düşüşe geçmiştir. Japon animeleri dünya çapında tanınır hale gelmiştir.



-http://www.anitr.com/download/images/hayaomiyaz.jpg
                 Hayao Miyazaki



2000'ler

50'lerden sonra Japonya sinemasının en iyi dönemidir. 2. Altın Çağ olarak anılmaktadır. Yüksek bütçeli yapımlar yapılmıştır. (Zatoichi). 2006 yılında gösterime giren film sayısı 821'i bulmuştur. 2001 yılında Miyazaki'nin "Spirited Away"'i "En İyi Animasyon" Oscar'ını almıştır.




-http://www.anitr.com/download/images/miyazaki.jpg
                  Spirited Away 


Son dönemde yapılan filmleri %60'ını animeler oluşturmaktadır.
2000'lerden sonra Japon animasyon filmleri dünya genelinde tanınmaya başlamıştır.
İlk renkli film 1951 yılında Keisuke Kinoshita tarafından çekilmiştir. (CArmen Comes Home)
Her yıl İstanbul'da Japon Filmleri Festivali düzenlenmektedir. Geçtiğimiz sene 7. İstanbul Japon Filmleri Festivali 3-6 Mart 2011 tarihleri arasında düzenlenmiştir.
Japon filmlerinin başlıca esin kaynağı Japonya'ın tarihi ve kültürü ve gelenekleridir.
1960'lardan sonra televizyonun yaygılaşmasıyla birlikte yakuza filmleri (bir diğer adıyla Japon mafyası diyebiliriz) ve erotik Japon filmleri yaygınlaşmıştır.
Yakuza filmleri 1990'lardan itibaren düşüşe geçmiştir. Bunun tek istisnası filmleri tüm dünyaca tanınan Takeshi Kitano'dur.


Alıntı
http://sinemaninrenkleri.blogspot.com/2011/07/japon-sinemas-tarihi-ve-japon-filmleri.html



Japon Sinema Tarihi  (ayrıntılı bilgi)  :)

1920’lerden II. Dünya Savaşı sonrasına kadar olan dönemde Klasik Japon sinemasını incelemek dünyanın tüm renklerinden biraz görmek demektir. Tabi ki bu okumaları ancak Japon toplum ve kültürünün gözünden ve Japon toplum ve kültürünün geçirdiği bunalımlar ve kimlik sabitelerine kavuşma/kavuşamama eylemlerinin izinden yapabiliriz. Japonya’da 1923’te gerçekleşen Büyük Kanto Depremi ile sinemadaki mevcut yapıların da temellerini sarsılmış ve Japon yapımcı ve yönetmenleri Avrupa Sanat Sinemaları’nın keşfine çıkmıştır.

Japonların keşfettikleri ilk estetik akım Dışavurumcu Alman geleneği olmuştur. Japon sinemasında görsel öğelerin hikâyenin önünde gitmesi Japonların dışavurumcu geleneğe yakınlaşmasını açıklamaktadır. Shouhiku stüdyolarında yapılan Büyücü Kadının Dansı (Yoshinobu Ikeda) bu tür filmlere verilebilecek önemli bir örnektir.


Japonların dönem draması (jidaijeki) yapımlarının merkezi eski başkent Kyoto iken, modern dramaların (gendaijeki) merkezi ise yeni başkent Tokyo olmuştur. İnsanın bireysel ve toplumsal çevresinde yaşanan modernleşmenin izlerini süren Tokyo filmleri dışavurumcu geleneğin üzerine gider ve avant-gard bir hal alır. Japonya’daki modern toplum ve sinema anlayışı iki yönetmen üzerinden iki yöne ilerler. Minoru Murata ile Avrupa kültür ve estetik anlayışlarına doğru bir yol kat edilirken, Yukata Abe ile Hollywood ve Amerikan tarzı bir modernleşme içine girilir.

Japon sinemasındaki sosyalist hareket dönem draması (jidaijeki) geleneği içinde konumlandırılmaktadır. Önceleri yönetmen Kichiro Tsuji ile başlayan sol filmler 1920’lerin sonlarında Daisuke Ito ile devam etmiştir. Proleter özelliklerin ön planda olduğu, toplumsal sınıfların farklılıklarını belirginleştiren ve ezilen sınıfların egemenlere karşı mücadelelerini ele alan sol filmler, hem gerçekçi hem de biçimci estetik geleneklerden beslenmişlerdir. Dönem draması geleneğinden gelen bu hareket “eğilim sineması” olarak adlandırıldı. Eğilim sinemasının sansür ve devlet baskısı karşısında etkin ve uzun ömür sürmesi mümkün olmamıştır.

Klasik Japon sinemasında görülen bir diğer ideolojik renk ise milliyetçiliktir. Özellikle Shochiku stüdyolarında yapılan filmler II. Dünya Savaşı öncesi resmi ideolojinin propagandist sesini oluşturmaktaydı. Savaştaki mağlubiyet ve Faşizmin ardından Kapitalizmin getirdiği özgürlük ise Japon sinemasına hazlarının esiri olan modern insanın esaretini katmıştır.


Özellikle savaş sonrasında kapıların kapitalizme sonuna kadar açılmasıyla birlikte toplumsal kimlik bunalımları daha da artmaktaydı. Modernleşme arzusuyla yanıp tutuşan gençler ve can çekişen gelenek tasvirleri beyazperdede yoğunluk kazanmaya başlamıştı. Popüler kültür yapımlarının giderek arttığı bu dönemde yaşananların ne tür bir toplumsal kriz ve denge bozukluğu doğurduğunu Yasujiro Ozu’nun filmlerinde görmek mümkündür. Gençliğin isyanı üzerine kurulu “merkezi perspektif” taşıyan filmlerin yoğunlukta olduğu bir dönemde, Ozu toplumsal krizi yine gençlik üzerinden ama bukez “tersten perspektifle” filmlerine taşımıştır. Ailelerin, yaşlılar ve gençler arasında yaşanan uyuşmazlığı işleyen filmlerinden biri Tokyo Öyküsü’dür (Tokyo Monogatari, 1953). Ozu, yakın çekimler ve kurgunun, mizansenler ve kültürden beslenen çekim ölçekleriyle bir araya gelmesiyle özgün bir estetik form oluşturur. Ozu tüm bu özellikleriyle uluslararası alanda “bütün Japon yönetmenler arasında en çok Japon olan yönetmen” olarak tanımlanmaktadır.

Savaş sonrası Japonya’nın önemli yönetmenlerinden bir tanesi de şüphesiz Akira Kurusowa’dır. Özellikle Batı dünyasında çok fazla tanınması, Kurusowa filmlerinde Batı etkilerinin hem estetik, hem de içerik olarak yer almasıyla açıklanabilir. Kurusowa’nın, Japon ve Batı kültürünün karışımı niteliğinde bir içerik ile Hollywood ve Avrupa sinemalarında görülen teknik ve estetik özelliklerin yer aldığı bir filmografisi vardır. İnsanı dünyanın merkezine koyan Batılı hümanizmanın filmlerinde bolca işlenmesi de bu durumun sonuçları arasında zikredilebilir.

Hollywood’u model alan Japon film endüstrisi bir film piyasası kurmuş ve popüler kültürün dışında kalan ürünler veren yönetmenlerin iş yapmalarını neredeyse imkânsız kılmıştı. Bu durum yönetmenlerin birçok zaman endüstriyle uzlaşmalarını sağlamaktaydı. 1960’ların önemli yönetmenlerinden Kiriro Urayama ve Shohei Imamura’nın yaptıkları kadim Japon medeniyetinden izler taşıyan yapımlar film şirketlerinin engelleriyle karşılaşmışlardır. Aksiyon ve eğlence filmlerinin piyasadaki hâkimiyeti farklı düşünsel ufuklara yönelmek isteyen genç yönetmenlere yapım fırsatı tanımıyordu.

Genç yönetmenlerin bağımsız şirketlerde yer bulmaları ve ardından film endüstrisinin tek tip popüler sinema anlayışıyla gişelerde istediği verimi elde edemeyip yeni arayışlar içine girmesi, 1950’lerin sonlarından 1970’lerin başlarına kadar sürecek olan Japon Yeni Dalga akımını başlatır. Japonya’nın kendi kültür ve medeniyet ekseninden kayıp kapitalist toplumsal krize sürüklenmesi akımın üzerinde durduğu en nitelikli mesele idi. Japon Yeni Dalga’sında modern toplum, kapitalist kimliksizlik bunalımı, ahlaki yapı, şiddet, gençliğin çöküşü, siyaset ve pornografi önemli içerikler olarak yer almaktadır.


Fransız Yeni Dalga akımı temel esin kaynaklarından olmasına rağmen, Japon Yeni Dalga’sının Fransız Yeni Dalga’sından ayrıldığı yönleri bilmek önemlidir. Japon Yeni Dalga’nın film endüstrisinin içinde hayat bulması önemli farklılıklardan biridir. Yine Fransız Yeni Dalga’sının ciddi bir kuramsal zeminden besleniyor oluşu Japon Yeni Dalga’sında görülemeyen bir özelliktir. Japon Yeni Dalga’sının en önemli yönetmeni olan Nagisa Oshima dönemin Japonya’sında “zamanın ruhu”nu avant-garde bir dille işlemeyebilmiştir. Fransız yönetmen Godard ile arasında benzerliklerin kurulması bu durumu daha da anlaşılabilir kılmaktadır. Oshima, 1966 yapımı Öğlen Vaktinde Şiddet (Hakuchu no Torima) filmiyle Berlin Film Festivalinde Bronz Ayı ödülünü alarak akıma en önemli uluslararası başarıyı kazandırmıştır. Akımın diğer önemli yönetmenleri arasında Masahiro Shinoda, Shohei Imamura, Hiroshi Teshigaraha, Seijun Suzuki ve Susumu Hani gibi isimler sıralanabilir. 70’lerin başında akımın sona ermesinin ardından endüstri yine kar amaçlı popüler kültür ürünleriyle dolmuştur. Endüstri dışında kalan yönetmenlerin yeni adresi ise Arts Teathre Guild (Sanat Tiyatrosu Loncası) olmuştur.

Yeni Dalga akımının ardından Japon sinemasına bakacak olursak, yaratık ve hayalet filmleri, bilim kurgu, seks ve şiddet, çocuk ve aile filmleri, çizgi roman ve animasyon filmleri ile canlandırma filmlerini sayabiliriz.

1920’lerden itibaren Japon Sinemasının hem klasik, hem de modern dönemleri göz önünde bulundurulduğunda, dünya üzerinde farklı mekan ve zamanlarda hakim olan ideolojilerin, estetik algıların, popüler kültür ürünlerinin yer aldığı bir kaos ile karşılaşılmaktadır. Kadim Japon medeniyetinin teorik ve pratik unsurlarıyla hayat bulduğu ya da modern kapitalist krizinin buhranlarını tümüyle gözler önüne seren filmlerin hâkim olduğu bir dönem yaşayamamıştır Japon sineması. Özellikle II. Dünya Savaşı sonrası dönemden itibaren, oligopol film endüstrisinin tahakkümü altında gelişen bir Japon sinema tarihi oluşmuştur. Klasik dönemin dışavurumcu, avant-garde filmleri ile Ozu ve Yeni Dalga yönetmenlerinin toplumsal gerçekçi filmleri bu keşmekeşten sıyrılmışlardır.

KAYNAKLAR
Nuberu, Bagu, The Japanese New Wave, içinde: Directory of World Cinema Japan, s. 226-248, The University of Chicago, Chicago, 2010.
Hiroshi, Komatsu, Japon Sinemasının Modernleşmesi, içinde: Dünya Sinema Tarihi, s.811-819, Kabalcı Yayınevi, İstanbul, 2008.
Hiroshi, Komatsu, Japonya’da Klasik Sinema, içinde: Dünya Sinema Tarihi, s.472-480, Kabalcı Yayınevi, İstanbul, 2008.
http://en.wikipedia.org/wiki/Japanese_New_Wave


Alıntı
http://www.on5yirmi5.com/genc/yazar/hasan-ramazan-yilmaz/japon-sinemasi-dunyanin-renkleri.i14282.html


Linkback: http://anitr.com/forum/japon-sinemasi-tarihi-ve-japon-filmleri-t3035.0.html
-http://fc03.deviantart.net/fs70/f/2011/329/0/9/self_portrait__5_by_panres-d4ha65d.jpg
resim benim çalışmam ve imzamı kendim yaptım

Çevrimdışı amazing355

  • Kaizoku Oni Ore Wa Naru!
  • Moderatör
  • *
  • İleti: 323
  • Karma 5
  • Alınan Beğeni: 63
  • Cinsiyet: Bay
    • Mesajı Paylaş
    • Profili Görüntüle
Ynt: Japon Sineması Tarihi ve Japon Filmleri
« Yanıtla #1 : 27 Ocak 2013, 18:14:52 »
Teşekkürler dostum


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter

xx
7. Japon Filmleri Festivali

Başlatan SineBirYan

6 Yanıt
4380 Gösterim
Son İleti 21 Nisan 2011, 10:51:38
Gönderen: SineBirYan
xx
10. İstanbul Japon Filmleri Festivali

Başlatan panres

1 Yanıt
2066 Gösterim
Son İleti 25 Aralık 2013, 10:48:08
Gönderen: Wakaki Koutei
xx
İzmir Japon Filmleri Festivali (22-23 Aralık 2012)

Başlatan CloudT

6 Yanıt
3199 Gösterim
Son İleti 27 Ocak 2013, 18:13:31
Gönderen: amazing355
xx
10. Ankara Japon Filmleri Festivali (The 10th Ankara Japanese Film Festival)

Başlatan panres

1 Yanıt
2472 Gösterim
Son İleti 21 Şubat 2013, 16:39:12
Gönderen: Naruto Uzumaki
xx
Japon Kaleleri

Başlatan panres

1 Yanıt
2972 Gösterim
Son İleti 30 Ocak 2013, 14:13:46
Gönderen: KaraKartal
 


Ynt: Japon Sineması Tarihi ve Japon Filmleri

Ynt: Japon Sineması Tarihi ve Japon Filmleri