İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - _mAgy_

Sayfa: 1 ... 9 10 11
151
Anime Genel / Ynt: En sevdiğiniz opening ve ending
« : 08 Mayıs 2011, 14:46:04 »
Opening: Bleach-Alones (3. senesine girdi favorilerimde ;D )
Ending: NANA-A Little Pain (Olivia Lufkin) ile NANA-Starless Night(Olivia Lufkin) arasında tüm çabalarıma rağmen bir seçim şeyedemedim.

152
Anime Genel / Ynt: Favori ilk 5 animeniz?
« : 08 Mayıs 2011, 14:35:57 »
1-One Piece: Tahtından indirebilecek bir anime izlemedim henüz. Karakterler nadiren ağlar, ağlayınca da komik ağlar, evet evet komik. Oda-sensei gerçekçi çizimleri sever çünkü, böyle romantik romantik ağlamazlar. Salya sümük allah ne verdiyse. Fakat izlediğim animeler içinde beni en çok ağlatandır One Piece. Bir seri dostluğu, 'nakama' olmayı daha güzel nasıl işleyebilir bilmiyorum. Ana karakterimiz Luffy içi doldurulmak için uğraşılmış diğer ana karakterlere benzemez. Doğuştan delidir, sevdalıdır. Öylece bir fıçının içinden çıkıverir ve ''Kaizokuo ni ore wa na ru!'' der. Sonrasında ise serinin en bağlayıcı özelliği olup çıkar. Öyle bir yürek vardır ki bu çocukta ilk tanıdığında 'salak bu' diyen herkes sonrasında Luffy tişörtleri giyip gezecek kıvama gelirler. Sadece Luffy için bile izlenebilir. 5 dakika için 3 kere güldürüp 2 kere ağlatabilir. Yerimizden zıplattığı ve evin içinde koşturduğu sahneleri sayamadım zaten. He tek olayı Luffy midir tabiki hayır. Diğer karakterlerde çok orjinal ve iyi işlenmiş karakterler. Hepsinin bir hikayesi ve hayali var. Birbirlerinden çok farklılar ve dışarıdan bakıldığında yanlışlıkla bir araya gelmiş gibi görünürler fakat 'nakama' denilen şey bu tayfada anlam bulur. Ve tabiki karakterlerden bile daha çok hayranlık duyulacak bir özellik ararsak, bu Oda'nın inanılmaz hayal gücüdür. Her gidilen ada özenle çizilmiş ve düşünülmüştür. Gerçek bir macera yaşatır insana oturduğu yerden. Neyse ben yazdıkça yazarım buna. Mükemmel, kusursuz vs işte daha bir hatasını bulamadım. Biraz da aşk olsaydı iyiydi tabi de onu da çok aramıyor insan bunca güzelliğin arasında. İkinci sıraya geçeyim. :D

2-Code Geass R1&R2:Kısa seriler daha başarılı ve etkili oluyor çoğu zaman ama Code Geass en bi güzeli. Bir animeden isteyebileceğim her şeyi verdi bana. One Piece için bile bunu söyleyemem belki, zira aşk sevgi güzeldir ayarı iyi yapılırsa. Code Geass'te yok yok. İki sezonu 3 günde izletip göz numarası büyütür. Ters üçgen kafalar da hoş bir çizim olarak aklımda yer etti.

3-Death Note: Anlatmaya gerek olduğunu sanmıyorum. :D

4-Naruto&Naruto Ship.: Kalite olarak Bleach'ten çok daha üstün olduğu için 3. sırada kendisi. Lakin Bleach'in de yeri ayrıdır. Naruto yine öncelikle ana karakterle beni fethetmiş bir seri. Başlarda sinir olduğum(ciddi ciddi ağzını burnunu dağıtmak istediğim) bir karakter olan Naruto resmen elimizde büyür ve evin biraz fazla hareketli, baş belası küçük veledi olur. Bir kardeş gibidir benim için. Ağlayınca ağlarım, gülünce gülerim. Çok çok severim. Bunun dışında kurgu çok iyi. One Piece'e göre kısır bir konusu olmasına rağmen Kishimoto neredeyse hatasız götürüyor seriyi. Ve tabiki duygusallık yönü. Bu serinin en belirgin özelliği budur bence. Gözlerin düşmesi nasıl bir şeymiş gösterebilir. Zırıl zırıl ağlamaya birebir.

5-Bleach: Karakterlerine öyle bir bağlandım ki Tite Kubo'nun saçmalıklarını görmüyor gözüm. Ayrıca içinde bir Soul Society arc barındırır. O arc şimdiye kadar izlediğim en iyi shounen arclarından bir tanesi. Dövüşler katana marifetiyle yapıldığı için ve uçmaca, patlamaca, bağırmaca çok olduğu için bu konuda Naruto'dan daha iyi kanaatimce. İzlerken yerinde duramıyor insan. Çok sağlam karakterleri var. Tek bir karakter( sadece o adamı ya da kadını görme sevdası) bir kaç on bölüm izletebilir. Zaraki Kenpachi'yi tanıyıpta ortaya çıkınca saygı duruşuna geçmeyeni görmedim henüz mesela. Ayrıca benim için bir artısı daha var, izlediğim shounenler içinde gerçekten güçlü bir kadın karaktere sahip ikinci anime.(Fairy Tail henüz bitmediği için bu listede yok. Ama Erza'yı görmek bile yetti.)

Şimdi bu listenin hiçbir yerine koyamadığım bir seri daha var. Neden koyamadım, çünkü kendisi yukarıdakilerden tür olarak çok farklı. Koysam One Piece'in yanına koyacaktım o da epey absürd olurdu, bu sebepten ayrı bir başlık kendisi. Josei&Shoujogillerin baş tacı ettiğimi,

NANA:Ne desem bilemediğim seri. Sadece anime olarak yazmak doğru değil aslında, mangasıyla beraber beni kendine resmen aşık etti Ai Yazawa. Karakterlerin her biri için ciddi ciddi psikolojik çözümlemeler yapılabilir. Hiçbirisi boşuna çizilmemiş, her biri farklı zayıflıklar ve yaralar taşıyor. İnsan denen varlığın kusurlu doğası, zayıflıkları, gizli arzuları her şeyiyle işlenmiş. Hiçbirisi için en sevdiğim karakter diyemem çünkü hiçbirisi ölümüne bağlanılası karakterler değil. Alayı sorunlu. ( ;D ) Fakat buna rağmen farkında olmadan insanı hikayeye dahil ediyor ve hiç haz edilmeyen bir karakter için ağlatabiliyor. Yazawa-sensei bu kadar gerçekçi bir şey yazabilecek kadar ne yaşadı merak etmiyor değilim ama kendisini çok takdir ettim. Bunları bilmek ayrı, sevimli bir aşk hikayesi umarak pc başına geçen okuyucuyu bu çarpık hikayeye bağlamak çok farklı şeyler. Karakterleri ve yaşanan olaylar insanda başta yok artık etkisi yaratsa da aslında etrafımızda ve hatta içimizde 'Hachiko' denen 'salak'tan (Esas kız o olduğu için onu yazdım.) bir şeyler bulmak çok mümkün. Özellikle mangasına devam edilirse Yazawa'nın akılsız bir çocuğu yavaş yavaş olgun bir kadına dönüştürmesini, hatalarla dolu bir gençliği de ödenen bedellerin ağırlığıyla şekillenmiş bir geleceğe taşımasını görmek hem insanın içini acıtır hem de bir yerlere Ai Yazawa ismini baya baya 'kazır'. İnsan mısın Yazawa-sensei de dedirtir. İstersen cin ali çiz yine de okurum da dedirtir.


Meraklısına not: NANA malesef Yazawa'nın ağır bir hastalık süreci yaşaması ve ardından 1 senedir hiçbir şey çizmemiş olması sebebiyle çizim işlerini askıya almasıyla yarım kalmış bir seri. Ne zaman devam edeceği bilinmiyor. Animesi manganın 42.chapterına kadar gelmişti, en son 84.chapter çıktı sanırım 2009'da. O tarihten beri hala sevenlerinin unutamadığı, yollarını gözlediği bir başyapıt. (Aşık olmak.) Yine meraklısına not, Paradise Kiss aynı mangakanın bir başka güzelliğidir. Mangasını tavsiye ediyorum, eğer imkan varsa. Anime biraz sıkıştırılmış, kırpılmış vs. Çizimlerde kötü. Mangası tadından yenmez ama. He manga okumam ben diyorsanız animesi de izlenesidir.


153
Manga Genel / Ynt: One Piece ve Naruto Mangaları Türkiye'de!
« : 08 Mayıs 2011, 12:44:08 »
Öncelikle habere çok sevindim. Sırf yayımlanmaya devam etsin diye alırım bunları ben. :D

Bir yandan bakınca evet ingilizce manga satın almaktan sıkılmıştım ve koleksiyonda Türkçe mangalar hoş duracaktır.Ancak diğer yandan bu mangaların çıkışı aynı MTV'de Naruto'nun yayınlanmasındaki gibi kimilerinin ''Özenti'' diye tabir ettiği kişilerin dahada çoğalmasına yol açacaktır.Anime, manga kültürü hakkında birşey bilmeyip herşeyi Bleach, One Piece, Naruto sananlar ._.

İki gün önce Ankara'da bir kitabevinden manga alıyordum. Bu kitabevinde epey geniş bir manga bölümü var ve her gittiğimde daha çok kişinin bu bölüme ilgi gösterdiğini görüyorum. (Kitapların arasında saatler geçirdiğim için gözlem yapma fırsatım oldu :D ) Genelde Naruto'ya ilgi var, bunu da söyleyebilirim. :D MTV'nin başarısı mıdır, biz daha tecrübeli animecilerin mi bilmiyorum ama bahsettiğin grubun bir kısmı animeden mangaya terfi etmiş gibi görünüyor. :D Asıl söylemek istediğim şu, ben bu 'özenti' kelimesini sevmiyorum. Ben animeyle tesadüfen tanıştım, ve tanıdığım animecilerin çoğu da benim gibi. Türkiye'de anime-manga kültürü diye bir şey yok. Tesadüfen izlemek ya da duymak, sonrasında bu kültüre merak duymak ve en sonunda bağımlısı olmak var. Kaçımız 'Pokemon'u, 'Sailormoon'u, 'Şeker Kız Candy' yi anime olduğunu bilerek izledik? Bizim için hepsi çizgifilmdi ve o zamanlar internet vardıysa da bu kadar yaygın kullanılmıyordu( Şahsen ben 8.sınıftayken tanıştım internetle, üniversiteye başlayana kadar da haftada bir iki kez 1 saatliğine giriyordum sadece), tek elektronik eğlencemiz televizyondu orda da çizgifilm kuşaklarında izliyorduk bunları. Ama şimdi öyle değil. Mesela MTV anime gecesi vardı ve bence geç saatlerde de olsa, kısa da sürse yine de çok şey kazandırdı bu alana. Bugün yine Naruto'yu MTV'den takip edenlerin yarısı bile interneti açıp biraz kurcalasa bu büyük bir gelişmedir bence. Anime-manga severlerin sayısı ve buna bağlı olarak bu alandaki forumlar, çeviri grupları vs. hergeçen gün artıyor. Google'a sadece Naruto yazması yeterli bu işin Naruto ile sınırlı olmadığını öğrenmesi için. Yani animeyi sadece Naruto, Bleach ve One Piece'den ibaret sananların kimseye bir zararı olduğunu sanmıyorum. Onlar da izledikçe öğreneceklerdir. Bu alana talep arttıkça arzda artacaktır. Nitekim sonunda zor da olsa türkçe mangaya da kavuştuk :)


154
Bleach, açılışlarını en başarılı bulduğum iki seriden bir tanesi.

Güzel paylaşım. Ellerine sağlık. 8)

155
Tanışma / Ynt: Öhöm
« : 24 Nisan 2011, 20:28:01 »
Hepinize teşekkürler arkadaşlar. Hoşbuldum. :hoba:

156
Anime Genel / Ynt: Top 5 Anime ERKEK Karakteriniz
« : 24 Nisan 2011, 20:02:55 »
Sıralama yok, birini diğerinden ayırmam.

-Byakuya Kuchiki(Bleach)
(click to show/hide)
-Takumi Ichinose(Nana)
(click to show/hide)
-Shanks(One Piece)
-Itachi Uchiha(Naruto)
-Terry Grandchester(Candy Candy)(İlk göz ağrısı)
(click to show/hide)

Görüldüğü gibi uzun saç sevdası yaşa başa bakmıyor. ;D

157
Ayumi (Honey and Clover)

158
Animesi çok hoştu bunun. Yukarıda yazılmış olduğu gibi klasik müzik sevenler için cidden bir ziyafet idi. Pek ilgi duymayanlar için de sevme sebebi olabilir diyorum hatta, böyle de iddialı konuşuyorum. Üç sezonu 3-4 günde bitirmiştim, en sevdiğim joseilardandır.

Bunu izlemedim. İşin aslı varlığından haberim bile yoktu. Fakat fotoğraflara şöyle bir bakınca Nodame ve Chiaki karakterlerinin çok uyduğunu görüyorum. Animesine de hastaydım zaten. Özlemiştim. İzlemezsem ayıp olur artık. :D


159
Tanışma / Ynt: Öhöm
« : 24 Nisan 2011, 19:10:00 »
@DarkMP
Teşekkürler. :)

@Xaron
Sana gel de hoşgeldin de diyen mi oldu. Git başlığımdan. ( ;D)

160
Ben de tam onu şeyediyordum. Ayrıca ben de Otohime-sama'yı sevsem de flashback taraftarı değilim şuan pek. :D Gerçi ilginç şeylerde olmuyor değil. Son sayıda gördüğümüz Kizaru'nun şapkası gibi. ;D

161
Tanışma / Öhöm
« : 24 Nisan 2011, 18:52:55 »
Adım: Yağmur

Yaşım: 20(Ya da 21. Karışıyor bu -_-)

Nereden: Ankara

Takip Ettiğim Animeler: Devam etmekte olanlardan,
One Piece, Bleach, Naruto.

Takip Ettiğim Mangalar: One Piece, Bleach, Naruto, Nana(daha çok bekliyorum denebilir), Skip Beat, Kimi Ni Todoke.

Kendim Hakkında: Üniversite ikinci sınıf öğrencisiyim. Hazırlıktan beri anime izliyorum, mangaya da 1.sınıfta başladım. İlk forumum da burasıydı hatta.(Tam burası olmasa da.)

One Piece denen şeyi çok severim. Benim için bir anime ya da manga değildir. Farklı bir şeydir. (fangörl söylemleri)

Bir diğer hastalığım kitap okumaktır. Yeri gelir yemem, içmem, uyumam kitap okurum. (Gerçi bu anime için de böyle.) Epey büyük, kocaman bir kitaplığım var.

Üçüncü tutkum ise müziktir efendim. Kulaklığım(ve tabiki müzik çalmaya yarayan herhangi bir alet) olmadan asla. Uyurken bile yanımdadır onlar. (Arada gürültülü bir şeyler çalınca pek hoş olmayan bir şekilde uyandığım olur evet.)

Son olarak siteden haberdar olmayan beni, haberdar eden bay uzumakijutaro (:P)'ya teşekkürü borç bilirim.

Ben kalıcı olurum muhtemelen. Umarım site de olur. :D Herkese iyi eğlenceler.

162
OP derken 8) Yettim. 8) ;D
Nese efm en son 622 geldi. Otohime-sama ciddi anlamda aşık olunası bir kadın kanaatimce. Hem melek gibi hem korkunç kendisi, çok seviyorum. Aile boyu olan pirensesin parmağını tuttuğu sahnede beni epey eğlendirdi. O nasıl bir anne-kız, fiziksel olarak imkansız yahu. :D

Neyse sun pirates'e gelirsek, Jinbei cidden şaşırtıyo beni. Arlong'a benziyormuş biraz eskiden. Geçen sayı biraz sinyallerini vermişti ama inanasım yoktu fekat bu sayı hiç sevmedim eski Jinbei'i. Onu şimdiki haline getirecek neler yaşadı merak ediyorum.

Bu oku takip eden one piece şeysi de güzelmiş.

Sayfa: 1 ... 9 10 11